Şehirdeki tüm mobilyacılar gezdim, koltuğun rengi, dolabın iç çekmecesi , şifonyerin aynası, kitaplığın boyu, sandalyelerin minderi derken mobilyacılar evim gibi oldu öyle çok gittim ki oraya; çalışanları düğünüme bile davet ettim.
Zor, bazen yorucu ama bi o kadar da zevkli (benim için, sevgilim için asla! ) mobilya seçme süreci sonunda bitti, yeni cicilerimiz evimize geldi kurulumu yapıldı biz evlendik, aradan 6 ay geçti ama sorun şuydu: ben o kadar özene bezene aldığım eşyalarla kısıtlı bütçeyle hayalimdeki evi kurmanın keyfini yaşayamadım bi türlü, çünkü evimde vakit geçiremiyordum çünkü çok yoğun çalışıyordum!

E noldu hastalandım tabi ama hastalanmayı hiç bu kadar sevmemiştim,hasta olup da kendimi hiç böyle mutlu hissetmemiştim, bir haftadır işe gitmiyorum , üstün performansımdan dolayı kimsecikler de bişi söylemiyor ve ben evimde vakit geçirebiliyorum
Hele ilk gün çok heyecanlandım, tüm gün ne telefon geldi ne soru çözdüm ne eve öörenci geldi ne de evden dışarı adım attım, evimdeki armut koltuğa daha yeni oturup
ayaklarımı yepyeni sehpaya uzatıp gazete okudum , mutfaktaki tost makinasını daha bu sabah açıp sefgilme ekmek kızarttım, kutusundan yeni çıkardığım bardaklarla dün çay içtim, sevgilimle film izledim, yemek yaptım, oje sürdüm,kitaplığımın rengi ile masanın ne güzel uyduğunu görüp gülümsedim, 5 tane borcam tencerem olduğunu farkettim, 2 sini anneme vermeye karar verdim, saçlarımı ördüm, fotograf çekmek için ortalığı topladım ve karar verdim, ben ev hanımı olmak istiyorum , artık hayalimde meslek budur!




dnzg Dedi:
on Temmuz 13, 2006 at 4:55 pm
harikalar senin gibi ciciler gün gelecek o koltuklarda midye yicez birlikte cumartesi kırmızısınıda açtıkmı(dökersem sen beni döfersin tabe)
oeh değme keyfime
dinemiz Dedi:
on Temmuz 13, 2006 at 4:58 pm
ehehu sen gel midye tava yapcem ben